keyboard_arrow_down A – Edebiyat ve Söz Sanatı Terimleri Sözlüğü

aktarmak

aktarmak

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük aktarmak (-i, -e) 1. Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. 2. (-i) Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. 3. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. 4. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. 5. İletmek, bildirmek: “Derdini size aktarıp arınmış, sizi zehirleyip bırakmıştır.” -H. Taner. 6. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. 7. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. 8.
aksak, -ğı

aksak, -ğı

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük aksak, -ğı a. 1. müz. Türk müziğinde kıvrak bir usul. 2. sf. Aksayan, hafifçe topallayan. 3. sf. mec. İyi gitmeyen, iyi işlemeyen: İşin aksak yönü. 4. ed. Eski Yunan ve Latin şiir ölçüsünde, sondan bir önceki hecesi kısa olacak yerde uzun olan dize.Tıp Terimleri Kılavuzu aksak, -ğı Tıp Terimleri Kılavuzu aksak, -ğı Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü aksak, -ğı Koyunun tırnağı arasında meydana gelen ve çakı ile kesilerek yer
akıcılık, -ğı

akıcılık, -ğı

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük akıcılık, -ğı a. 1. Akıcı olma durumu. 2. ed. Söz, yazı ve anlatımın akıcı olma özelliği, selaset.Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlüğü akıcılık, -ğı Sinema 1. Bir filmin bir çekiminden öbür çekimine geçişteki ustalık. Bu geçişte seyircinin dikkatini uyanık tutma, ilgisini sürdürme, herhangi bir kesiklik, atlama ya da karşıtlık duygusu uyandırmama özelliği. TV. 2. Bir izlencenin bölümlerini ya da birbirini izleyen değişik
ağız, -ğzı

ağız, -ğzı

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük ağız, -ğzı (I) a. 1. anat. Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. 2. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü: Küçük bir ağız. 3. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı: “Ağızları kopmuş bir çay takımının arasına gizlenmiş, koyu renkli bir cildi oradan alarak bana uzattı.” -H. R. Gürpınar. 4. Bir akarsuyun denize veya göle dö
ağış

ağış

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük ağış a. 1. Ağma işi: “Gençlikten orta yaşa, orta yaştan yaşlılığa ağışını birlikte yaşadığım bu ev...” -A. Ağaoğlu. 2. Su buharının ve başka gazların yerden havaya doğru çıkışı, yağış karşıtı.Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü ağış Ağabey, büyük erkek kardeş.Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü ağış Gümeçten bal çıkarmakta kullanılan alet.Edebiyat ve Söz Sanatı Terimleri Sözlüğü ağış Lâti
ağırlama

ağırlama

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük ağırlama a. 1. Ağırlamak işi, ikram, izaz: “Kusursuz bir düzenle kurulmuş geleneksel iftar sofrası, yabancı konukları karşılamaya ve ağırlamaya hazırdı.” -A. İlhan. 2. Gelin veya güveyi karşılanırken çalınan kıvrak bir hava.Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü ağırlama 1. Halay oyununda bir musiki usulü, havası. 2. Halay oyununun üç bölümünden biri. 3. Samah denilen halk oyununda söylenen son kıt'a.Edebiyat ve Söz Sanatı Te