keyboard_arrow_down A – Halkbilim Terimleri Sözlüğü

ala

ala

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük ala sf. 1. Karışık renkli, çok renkli, alaca: Ala kilim eskimiş. 2. a. Alabalık. 3. hlk. Açık kestane renginde olan, ela (göz). 4. a. hlk. Kekliğin boynundaki siyah halka.Tıp Terimleri Kılavuzu ala Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü ala 1. Siyahla beyaz karışık renk, siyahlı beyazlı. 2. Kahverengi ile kırmızı arası bir renk. 3. Açık kahverengi, ela (göz hakkında). 4. Kekliğin boynundaki siyah halka: Palazın alaları çıktı. 5. Çok
akrabalık, -ğı

akrabalık, -ğı

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük akrabalık, -ğı a. Akraba olma durumu.Halkbilim Terimleri Sözlüğü akrabalık, -ğı Birbirlerine karşı birtakım toplumsal, ekonomik, kültürel ilişki ya da yükümlülükleri olan akrabaların oluşturdukları düzen. bk. akraba, babayanlı akrabalık, anayanlı akrabalık, sınıflayıcı akrabalık, atasoylu akrabalık.
akraba

akraba

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük akraba ç. a. (akraba:) 1. huk. Kan bağıyla birbirine bağlı olan kimseler: “Geceleyin, babam, amcam, akrabamız, hepsi istasyonda idiler.” -Y. K. Beyatlı. 2. Oluşma yönünden aynı kaynağa dayanan şeyler. 3. mec. Biri, diğerinin doğurduğu sonuç veya olgular: Zulüm zorbalıkla akrabadır.Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü akraba (< Ar. akrabâ) akraba, hısım[box type="alert-warning"]Halkbilim Terimleri Sözlüğü akraba Aynı kan
ak büyü

ak büyü

Bu yazı sabitlenmiştir.
Budunbilim Terimleri Sözlüğü ak büyü Sayrılık, yaralama, ölüm, kaza vb. doğal yıkımları önlemeyi amaçlayan, uygulama bakımından bireyin ve toplumun iyiliğine yönelen büyü türü.Halkbilim Terimleri Sözlüğü ak büyü Sayrılık, yaralama, ölüm, kaza vb. doğal yıkımları önlemeyi amaçlayan, uygulama yönünden bireyin ve toplumun iyiliğine yönelen büyü türü. bk. büyü. krş. kara büyü.
ağız, -ğzı

ağız, -ğzı

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük ağız, -ğzı (I) a. 1. anat. Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. 2. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü: Küçük bir ağız. 3. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı: “Ağızları kopmuş bir çay takımının arasına gizlenmiş, koyu renkli bir cildi oradan alarak bana uzattı.” -H. R. Gürpınar. 4. Bir akarsuyun denize veya göle dö