keyboard_arrow_down b – Eğitim Terimleri Sözlüğü

bakanlık denetmeni

bakanlık denetmeni

Bu yazı sabitlenmiştir.
Eğitim Terimleri Sözlüğü bakanlık denetmeni Millî Eğitim Bakanlığına bağlı orta dereceli okullar ile yüksek okullarda görevli öğretmen ve öğrencilerin çalışmalarını denetleyen, gerektiğinde resmî ya da özel eğitim ve öğretim kurumlarında bakan adına soruşturma ve inceleme yapan denetmen.
bağlılaşma

bağlılaşma

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük bağlılaşma a. Bağlılaşmak işi.Dilbilim Terimleri Sözlüğü bağlılaşma Mantıkça, karşılıklı olarak biri ötekinin var olmasını gerektiren iki üyenin arasındaki bağlantı (BAĞLILAŞIK, Corrélatif).Eğitim Terimleri Sözlüğü bağlılaşma 1. Karşılıklı bağıntı. 2. Birbiriyle eşleştirilen iki küme ölçü sonuçları ya da aynı cinsten verilere ilişkin iki gözlem dizisi arasındaki bağıntı. 3. İki puan ya da ölçü arasındaki
bağıntılılık kuramı

bağıntılılık kuramı

Bu yazı sabitlenmiştir.
Eğitim Terimleri Sözlüğü bağıntılılık kuramı Herhangi bir şeyin ya da durumun niteliğinin ve anlamının, başka şeyler ve durumlar ile olan bağıntılarına göre belirlenebileceğini, bir şeyin ya da durumun nitelik ve anlamının ancak bir bütün içindeki yerine göre değer kazanabileceğini ileri süren felsefe görüşü.Felsefe Terimleri Sözlüğü bağıntılılık kuramı bk. görelilik kuramı
bağıntıcılık, -ğı

bağıntıcılık, -ğı

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük bağıntıcılık, -ğı a. fel. Görecelik.Eğitim Terimleri Sözlüğü bağıntıcılık, -ğı 1. Saltık bilginin olamayacağını, bütün bilgimizin göreli olduğunu; gerçeğin gözlemcinin bakış açısına, gözlenen nesneye, olaya ve gözlem koşullarına göre değişebileceğini öne süren öğreti.Felsefe Terimleri Sözlüğü bağıntıcılık, -ğı bk. görecilik
bağıntı

bağıntı

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük bağıntı a. 1. Bir nesneyi başka bir nesne ile uyarlı kılan bağ. 2. biy. Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi, bağlılık, korelasyon. 3. jeol. İki ayrı veri grubu arasında bulunan ilişki derecesinin ölçümü, deneştirme, korelasyon. 4. fel. İki veya daha fazla değişken arasındaki bağıntı. 5. fel. Görelik. 6. mat. İki veya daha çok nitelik arasında matematik işlemleri yardımı ile kurulan bağl
bağımsızlık, -ğı

bağımsızlık, -ğı

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük bağımsızlık, -ğı a. Bağımsız olma durumu veya niteliği, istiklal: “Artık canıma tak etti, mutlaka bağımsızlığımı kazanmalıyım.” -N. F. Kısakürek.Uluslararası İlişkiler Terimleri Kılavuzu bağımsızlık, -ğı Eğitim Terimleri Sözlüğü bağımsızlık, -ğı 1. Ekonomik ve ruhsal desteğe gereksinme duymak, ilgi görmek ve yön seçmek bakımından başkalarına bağlı olmama durumu.Ekonometri Terimleri Karşılıklar Sözlüğü bağ
bağımlılık, -ğı

bağımlılık, -ğı

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük bağımlılık, -ğı a. Bağımlı olma durumu, tabiiyet: “Bağımlılık bir süre mutlu eder, sonra alışkanlık olur, sonra baskıya dönüşür.” -T. Dursun K.Uluslararası İlişkiler Terimleri Kılavuzu bağımlılık, -ğı Eğitim Terimleri Sözlüğü bağımlılık, -ğı 1. Karlaşılan sorunları yalnız başına çözmek ve kendine yön seçmek için gerekli yetenekten yoksun olma durumu. 2. Ekonomik ve ruhsal desteğe gereksinme duyma. 3. Kendi kendin
bağımlı çocuk

bağımlı çocuk

Bu yazı sabitlenmiştir.
Eğitim Terimleri Sözlüğü bağımlı çocuk 1. İstenilen yönde gelişebilmek için ana babası ve çevresindeki başka kimseler ile iyi ilişkiler kurmaya gereksinme duyan çocuk. 2-Ana babasından, içinde yaşadığı toplumdan paraca ya da başka türlü yardım bekleyen çocuk. 3. Kendi kendine yetmeyen ve hareketlerinde bağımsız olamayan çocuk.Ruhbilim Terimleri Sözlüğü bağımlı çocuk Geçimi ya da yaşam uyumu için büyüklerinin ve çevresinin desteğine dayanmak zorunda