keyboard_arrow_down b – Felsefe Terimleri Sözlüğü

bağlılaşım

bağlılaşım

Bu yazı sabitlenmiştir.
Felsefe Terimleri Sözlüğü bağlılaşım 1. İki -> bağlılaşık kavram arasındaki ilişki. 2. (Aristoteles'te) Biri ötekine bağlı iki terimin karşıolumu. bk. karşıolumMatematik Terimleri Sözlüğü bağlılaşım 1. Düzlemde noktaları doğrulara, doğrulan noktalara taşıyan doğrusal dönüşüm. 2. Uzayda noktalan düzlemlere, düzlemleri noktalara taşıyan doğrusal dönüşüm. 3. İki sayılar kümesi arasındaki bağlılık.Su Ürünleri Terimleri Sözlüğü bağlı
bağlılaşık, -ğı

bağlılaşık, -ğı

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük bağlılaşık, -ğı a. fel. Biri ötekine bağlı olarak var olan, biri olmadan öteki düşünülemeyen iki şeyin bu ilişki yönünden durumu.Felsefe Terimleri Sözlüğü bağlılaşık, -ğı Biri ötekine bağlı olarak var olan, biri olmadan öteki düşünülemeyen iki şeyin, bu ilişki yönünden durumu. (Ör. Neden-etki, alıcı-satıcı, araç-erek, sıcak-soğuk, yüksek-alçak vb.)
bağlam ilkesi

bağlam ilkesi

Bu yazı sabitlenmiştir.
Felsefe Terimleri Sözlüğü bağlam ilkesi Her şeyin bir ~> bağlam içinde olması, her şeyin birbiriyle bağlantı içinde bulunması ilkesi. // Bağlam ilkesi mantıksal ilke olarak, düşünme ediminin mantıksal bir düzen içinde gidişini; varlıkbilimsel ilke olarak bütün var olanların birbiriyle bir bağlantı içinde bulunduğunu gösterir.
bağlam

bağlam

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük bağlam a. 1. Deste. 2. Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı, kontekst: “Uygarlık bağlamında Batı ve Doğu diye bir ayrım yapılmamakta bir bütün olarak düşünülmektedir.” -A. Cemal. 3. dil b. Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce veya sonra gelen, birçok durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim veya birimler bütünü, kontekst. 4. ed. Bent.Türkiye Türkçesi Ağızlar
bağıntılılık kuramı

bağıntılılık kuramı

Bu yazı sabitlenmiştir.
Eğitim Terimleri Sözlüğü bağıntılılık kuramı Herhangi bir şeyin ya da durumun niteliğinin ve anlamının, başka şeyler ve durumlar ile olan bağıntılarına göre belirlenebileceğini, bir şeyin ya da durumun nitelik ve anlamının ancak bir bütün içindeki yerine göre değer kazanabileceğini ileri süren felsefe görüşü.Felsefe Terimleri Sözlüğü bağıntılılık kuramı bk. görelilik kuramı
bağıntıcılık, -ğı

bağıntıcılık, -ğı

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük bağıntıcılık, -ğı a. fel. Görecelik.Eğitim Terimleri Sözlüğü bağıntıcılık, -ğı 1. Saltık bilginin olamayacağını, bütün bilgimizin göreli olduğunu; gerçeğin gözlemcinin bakış açısına, gözlenen nesneye, olaya ve gözlem koşullarına göre değişebileceğini öne süren öğreti.Felsefe Terimleri Sözlüğü bağıntıcılık, -ğı bk. görecilik
bağıntı

bağıntı

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük bağıntı a. 1. Bir nesneyi başka bir nesne ile uyarlı kılan bağ. 2. biy. Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi, bağlılık, korelasyon. 3. jeol. İki ayrı veri grubu arasında bulunan ilişki derecesinin ölçümü, deneştirme, korelasyon. 4. fel. İki veya daha fazla değişken arasındaki bağıntı. 5. fel. Görelik. 6. mat. İki veya daha çok nitelik arasında matematik işlemleri yardımı ile kurulan bağl
bağımlılık, -ğı

bağımlılık, -ğı

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük bağımlılık, -ğı a. Bağımlı olma durumu, tabiiyet: “Bağımlılık bir süre mutlu eder, sonra alışkanlık olur, sonra baskıya dönüşür.” -T. Dursun K.Uluslararası İlişkiler Terimleri Kılavuzu bağımlılık, -ğı Eğitim Terimleri Sözlüğü bağımlılık, -ğı 1. Karlaşılan sorunları yalnız başına çözmek ve kendine yön seçmek için gerekli yetenekten yoksun olma durumu. 2. Ekonomik ve ruhsal desteğe gereksinme duyma. 3. Kendi kendin