keyboard_arrow_down Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu

geçiş

geçiş

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük geçiş a. 1. Geçme işi: “Bekleme sabırsızlığını çoktan kaybetmiş olduğum için vaktin geçişini pek fark etmiyordum.” -R. N. Güntekin. 2. Herhangi bir durumdaki değişme, intikal: Geçiş dönemi. 3. Resimde iki ayrı rengi birbirine bağlayan ara ton. 4. dil b. Ses organlarının bir durumdan ötekine geçmesi. 5. müz. Bir parça süresince bir tondan başka bir tona atlama.Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü geçiş Yarış, yarışma.Biliş
uzantı

uzantı

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük uzantı a. 1. Bazı nesnelerin herhangi bir yerinde görülen uzamış bölüm. 2. Ana konumdaki bir bütünün, özün veya durumun, kendisinden ayrı görülen ancak aynı yapısal özellikleri içeren parçası: “Kitaplar ve uzantıları önemli olabilir ama gerçekte yaşananı silmeli mi?” -A. Ağaoğlu.Tıp Terimleri Kılavuzu uzantı Tıp Terimleri Kılavuzu uzantı Tıp Terimleri Kılavuzu uzantı Tıp Terimleri Kılavuzu uzantı Bilgisayar Terimleri Karşıl
uzanmak

uzanmak

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük uzanmak (-e) 1. Boylu boyunca yatmak: “Büyük bir karyola ve içinde ben uzanmışım, sen baş ucumda oturup sessiz bekliyorsun beni.” -N. Hikmet. 2. Gitmek: “Öğleden sonra Şişli'den Beyoğlu'na kadar uzandım.” -Y. K. Beyatlı. 3. (nsz) Bir alana yayılmak: “Sokağın dibinden gelen bir elektrik lambasının titreye titreye uzanan ışığında, bu iki gölgenin umumi şekilleri görülüyor.” -P. Safa. 4. (nsz) Bir şey boyunca sıralanmak: “İncecik ır
örüntü

örüntü

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük örüntü a. Olay veya nesnelerin düzenli bir biçimde birbirini takip ederek gelişmesi.Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü örüntü Harçsız örülen duvar.Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü örüntü İnce ve uzun kesilmiş odun.Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu örüntü Uygulayım Terimleri Sözlüğü örüntü bk. örge.Yöntembilim Terimleri Sözlüğü örüntü Çeşitli altöğelerin örgütlenmesiyle oluşan işlevsel birlik.