keyboard_arrow_down C – Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu

çekirdek, -ği

çekirdek, -ği

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük çekirdek, -ği a. 1. Etli meyvelerin içinde bir veya birden çok bulunan, çoğu sert bir kabukla kaplı tohum: Kayısı çekirdeği. Zeytin çekirdeği. Karpuz çekirdeği. 2. Yenmek için satılan ayçiçeği tohumu. 3. Ağaçlarda soyulmayan bölüm. 4. biy. Bir hücrenin merkezini oluşturan cisimcik: İnsan kanındaki alyuvarlar, çekirdeği olmayan hücrelerdir. 5. fiz. Atom çekirdeği. 6. esk. Kuyumculukta kullanılan ve 5 cgr'a eşit olan ağırlık ölçüs
çekici

çekici

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük çekici a. 1. Kaza veya arıza yapan aracı belli bir yere götürmek için kullanılan taşıt. 2. sf. mec. Alımlı: “Necdet için bu öbüründen daha çekici değildi.” -Y. K. Karaosmanoğlu.Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu çekici Ekonometri Terimleri Karşılıklar Sözlüğü çekici Fiziksel Kimya Terimleri Sözlüğü çekici Tanecikleri birbirine yaklaştıran kuvvete ilişkin.
çekirdek, -ği

çekirdek, -ği

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük çekirdek, -ği a. 1. Etli meyvelerin içinde bir veya birden çok bulunan, çoğu sert bir kabukla kaplı tohum: Kayısı çekirdeği. Zeytin çekirdeği. Karpuz çekirdeği. 2. Yenmek için satılan ayçiçeği tohumu. 3. Ağaçlarda soyulmayan bölüm. 4. biy. Bir hücrenin merkezini oluşturan cisimcik: İnsan kanındaki alyuvarlar, çekirdeği olmayan hücrelerdir. 5. fiz. Atom çekirdeği. 6. esk. Kuyumculukta kullanılan ve 5 cgr'a eşit olan ağırlık ölçüs
çatışmak

çatışmak

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük çatışmak (nsz, -le) 1. Birbirine çatmak veya çatılmak: “Ulu denizin üstünü çatışan, şimşeklenen kara bulutlar sardı.” -Y. Kemal. 2. Söz, iddia veya davranış birbirini tutmamak, birbirini çelmek, mütenakız olmak. 3. Karşılıklı vuruşmak. 4. Kavga etmek: “Fena hâlde sinirliyim; bugün muavin hanımla behemehâl çatışacağım.” -F. N. Çamlıbel. 5. Deve ve köpek çiftleşmek.Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü çatışmak Köpekl
çatışma

çatışma

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük çatışma a. 1. Çatışmak işi: “Döndüğü zaman hoş olmayan çatışmalar olabilmesi ihtimali evde felaket bekleyen bir gerginlik yaratmıştı.” -H. E. Adıvar. 2. Silahlı büyük kavga, arbede: On beş dakika süren bir çatışma olmuştur. 3. ask. Savaş maksadıyla düşmana karşı ilerleyen bir birliğin karşı tarafın keşif ve güvenlik kollarıyla arasındaki ilk silahlı vuruşma. 4. coğ. Türlü yönlerden uzanan kıvrımlı dağ sıralarının