keyboard_arrow_down C – Coğrafya Terimleri Sözlüğü

çıkıntı

çıkıntı

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük çıkıntı a. 1. Bir yüzeyde ileri doğru çıkan bölüm: “Gırtlağının çıkıntısı, hiddetli bir adamın yumruğu gibi titriyordu.” -Y. K. Karaosmanoğlu. 2. Bir metni düzeltmek veya ona bir şey eklemek için satır dışına yazılan yazı, çıkma. 3. argo Kambur. 4. mec. Her şeye itiraz eden, huzursuzluk çıkaran (kimse).Tıp Terimleri Kılavuzu çıkıntı Tıp Terimleri Kılavuzu çıkıntı Tıp Terimleri Kılavuzu çıkıntı Tıp Terimleri Kıla
çıkık, -ğı

çıkık, -ğı

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük çıkık, -ğı a. 1. Bir kemik veya organın yerinden çıkmış olması: Kolunda çıkık var. 2. sf. Yerinden çıkmış (kemik veya organ). 3. sf. Çıkıntısı olan: “Bu adam, elli beş, altmış yaşlarında, boynu biraz yana çarpılmış, çıkık alınlı, çökük yanaklı, kara kuru bir ihtiyardı.” -R. N. Güntekin.Tıp Terimleri Kılavuzu çıkık, -ğı Tıp Terimleri Kılavuzu çıkık, -ğı Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü çıkık, -ğı
coğrafya konsayıları

coğrafya konsayıları

Bu yazı sabitlenmiştir.
Coğrafya Terimleri Sözlüğü coğrafya konsayıları Yeryuvarlağı üzerinde herhangi bir noktanın yerini, o noktanın enlem ve boylamını birlikte vererek saptama yöntemi, bk. enlem, boylam.Gökbilim Terimleri Sözlüğü coğrafya konsayıları Yeryuvarlağı üzerindeki noktaların enlem ve boylam değerlerini belirten dizge. Temel daireler, eşlek ve Greenwich öğlenidir.
coğrafya

coğrafya

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük coğrafya a. (coğra'fya) 1. Yeryüzünü fiziksel, ekonomik, beşerî, siyasal yönlerden inceleyen bilim. 2. Bir yeryüzü parçasını, bir bölgeyi, bir ülkeyi belirleyen, niteleyen, fiziksel, ekonomik, beşerî, siyasal gerçekliklerin tümü: “Süratli otomobiller artık şehrin coğrafyasını da hüviyetini de değiştirdi.” -A. Ş. Hisar.Uluslararası İlişkiler Terimleri Kılavuzu coğrafya Coğrafya Terimleri Sözlüğü coğrafya Yeryüzünde oluşan fi
çığ

çığ

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük çığ a. 1. Dağın bir noktasından kopup yuvarlanan ve yuvarlandıkça büyüyen kar kümesi. 2. hlk. Bölme veya paravana.Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü çığ 1. Süt kazanlarının üzerini kapatmak için kamıştan yapılan örtü. 2. Çadırlarda kamıştan yapılmış bölme. 3. Keçi ve koyun yavrularını koymak için kamıştan veya tahta parçalarından yapılmış ağıl, çit. 4. Ucu dikenli bir çeşit kamış. 5. Tınas savrulurken samanla
çevren

çevren

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük çevren a. Ufuk, göz erimi: “Arada sırada da olsa böyle buluşup konuşmak çok güzel oluyor, insanın çevreni genişliyor.” -T. Yücel.Coğrafya Terimleri Sözlüğü çevren Deniz kıyısında ya da geniş bir düzlükte, gökle yerin birleşmiş gibi görüldüğü ve bulunulan yere uzaklığı yükseldikçe artan çember yayı biçiminde çizgi.Kentbilim Terimleri Sözlüğü çevren Uzamda, insan gözünün erişebileceği geniş alanın sınırı.Orta Öğ
çekmece

çekmece

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük çekmece a. 1. Masa, dolap vb. şeylerin dışarıya çekilen bölümü, göz, çekme: “Çekmecesinden utana utana bir şişe gazoz çıkardı.” -T. Buğra. 2. İçinde mücevher vb. değerli şeyler saklanan küçük, süslü sandık: “Minderin köşesine annemden kalan ceviz boyalı çekmeceyi yerleştirdim.” -Y. K. Beyatlı. 3. Gemilerin barınabilecekleri koy.Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü çekmece Dokumacılıkta kullanılan ve ip çekmeğe yaraya