keyboard_arrow_down ç – Güreş Terimleri Sözlüğü

çapraz

çapraz

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük çapraz sf. 1. Eğik olarak birbiriyle kesişen. 2. İki taraflı, karşılıklı: Çapraz ateş. 3. zf. Eğik bir biçimde: “Boynuna çapraz astığı tüfeğini yokladı.” -S. Kocagöz. 4. a. Karşı tarafın yanı: “Oturuşunu değiştirdi, çaprazındaki masayı değil de hemen sağındakini görecek şekilde yan döndü.” -E. Şafak. 5. a. Bir tür olta iğnesi. 6. a. hlk. Kopça, düğme. 7. a. sp. Güreşte rakibin koltuk altından kol geçirip sarma oyunu.T
çangal

çangal

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük çangal (I) a. sp. Ayakta güreşirken karşı güreşçinin koltuğu altından bir kolu sokarak bir ayakla o güreşçinin bir bacağına çengel taktıktan sonra onu öne doğru eğip başı üzerinden atma oyunu.Güncel Türkçe Sözlük çangal (II) a. bit. b. 1. Dallı budaklı ağaç. 2. hlk. Fasulye sırığı, sırık.Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü çangal 1. Dallı budaklı, eğri ağaç. 2. Fasulye sırığı, sırık. 3. Tarlayı korumak için da
cazgır

cazgır

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük cazgır a. 1. Güreşecek olan pehlivanları yüksek sesle izleyicilere tanıtan ve dua okuyarak onları alana süren kimse. 2. hlk. Fitneci.Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü cazgır Vazgeçen, işin ardını bırakan, dönek.Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü cazgır Cadı, fitneci.Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü cazgır 1.bk. cazgarısı. 2. Sözünden dönen, sözünde durmayan.Güreş Terimleri Sözlüğü cazgır Yağlı güreşte ve
çalıştırıcı

çalıştırıcı

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük çalıştırıcı a. sp. Bir spor dalında, sporcuyu eğiten, yetiştiren ve çalıştıran kişi, antrenör, koç (II).Ayaktopu Terimleri Sözlüğü çalıştırıcı Oyuncuları çalıştıran, kendilerine gerekli beden kıvamını ve oyun bilgisini edindiren kişi.Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü çalıştırıcı Orkestra yönetmeninin yönlendirmesi sınırları içinde kalma koşuluyla bir orkestrayı ya da koroyu çalıştıran kişi.Güreş Terimleri
çalım

çalım

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük çalım a. 1. Karşıdakini etkilemek amacıyla yapılan abartılı davranış, kurum, caka, afra tafra, afur tafur, zambır: “Sözlerini tartarak konuşuyorlarsa çalımlarından değil bu.” -N. Uygur. 2. Kılıcın keskin yanı. 3. Menzil, erim: Kurşun çalımı. Göz çalımı. 4. Biraz benzeme, andırma. 5. den. Geminin su kesiminden aşağı bölümünün baş ve kıç bodoslamasına doğru darlaşması. 6. sp. Bir oyuncunun topu elinden veya ayağından kaçı