keyboard_arrow_down ç – Kılıçoyunu Terimleri Sözlüğü

çelgi

çelgi

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük çelgi a. hlk. Alna bağlanan yazma, yemeni.Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü çelgi Alna bağlanan yazma, yemeni.Kılıçoyunu Terimleri Sözlüğü çelgi Karşı savut namlusunun bir saldırı ile yöneldiği doğrultuda, namlunun sert bölümü ve balçağı (çelgiliği) ile uygun bir biçimde yakalanması ve çelinmesi durumu. (Dürtücü ve delici kılıçlarda sekiz, kesici kılıçta ise altı türde uygulanan biçimi vardır. Bunların her biri bir
çekimser

çekimser

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük çekimser sf. Oy vermekten, eğilim göstermekten veya bir şey yapmaktan kaçınan, kararsız, taraf olmayan (kimse), müstenkif.Ceza Yargılama Yöntemi Yasası Terimleri çekimser Oy vermesi gerekli olan bir kişinin, oyunu olumlu ya da olumsuz olarak kullanmaktan çekinmesi durumu.Kılıçoyunu Terimleri Sözlüğü çekimser Başyargıcının bir dürtüşü, bir vuruşu görüp görmediklerini sorması üzerine, olumlu ya da olumsuz görüşü bulunmayan yargıc
çatma

çatma

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük çatma a. 1. Çatmak işi. 2. Provada geçici olarak bir giysiye iliştirilmiş olan parça. 3. Duvarları ağaç gövdesinden birbirine takılarak ve çivisiz olarak yapılan yayla evi, Yörük çadırı. 4. Bir çeşit döşemelik kumaş: “Sonra o çatma örtülü minderin üstüne oturmuş, albayın İstanbul hakkındaki suallerine kısa kısa cevap vermişti.” -H. E. Adıvar. 5. Ahşap yapılarda ağaç iskeletin temel parçaları. 6. Semerin ağaç kısmı. 7. H
ceza

ceza

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük ceza a. (ceza:) 1. Uygunsuz davranışlarda bulunanlara uygulanan üzüntü, sıkıntı, acı verici işlem veya yaptırım: “O, olası ihanetim için cezalardan ceza beğenirken, ben de elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyordum.” -E. Şafak. 2. huk. Suç işleyen bir kimsenin yaşantısına, özgürlüğüne, mallarına, onuruna karşı yasaların öngördüğü yaptırım: “Cezasını tamamlayana kadar tek kişilik bir koğuşta kalmış.” -A. Ümit.
çapraz

çapraz

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük çapraz sf. 1. Eğik olarak birbiriyle kesişen. 2. İki taraflı, karşılıklı: Çapraz ateş. 3. zf. Eğik bir biçimde: “Boynuna çapraz astığı tüfeğini yokladı.” -S. Kocagöz. 4. a. Karşı tarafın yanı: “Oturuşunu değiştirdi, çaprazındaki masayı değil de hemen sağındakini görecek şekilde yan döndü.” -E. Şafak. 5. a. Bir tür olta iğnesi. 6. a. hlk. Kopça, düğme. 7. a. sp. Güreşte rakibin koltuk altından kol geçirip sarma oyunu.T
çakışma

çakışma

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük çakışma a. Çakışmak işi.Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü çakışma Üremek, yayılmak (hastalık, yara hk.).Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu çakışma Fiziksel Kimya Terimleri Sözlüğü çakışma İki nicem durusunun eş erkede bulunması olayı.Kılıçoyunu Terimleri Sözlüğü çakışma Vuruşma sırasında, savutları kullanamayacak biçimde birbirine değme ya da çarpma.