keyboard_arrow_down ç – Ruhbilim Terimleri Sözlüğü

çatışma

çatışma

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük çatışma a. 1. Çatışmak işi: “Döndüğü zaman hoş olmayan çatışmalar olabilmesi ihtimali evde felaket bekleyen bir gerginlik yaratmıştı.” -H. E. Adıvar. 2. Silahlı büyük kavga, arbede: On beş dakika süren bir çatışma olmuştur. 3. ask. Savaş maksadıyla düşmana karşı ilerleyen bir birliğin karşı tarafın keşif ve güvenlik kollarıyla arasındaki ilk silahlı vuruşma. 4. coğ. Türlü yönlerden uzanan kıvrımlı dağ sıralarının
ceza

ceza

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük ceza a. (ceza:) 1. Uygunsuz davranışlarda bulunanlara uygulanan üzüntü, sıkıntı, acı verici işlem veya yaptırım: “O, olası ihanetim için cezalardan ceza beğenirken, ben de elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyordum.” -E. Şafak. 2. huk. Suç işleyen bir kimsenin yaşantısına, özgürlüğüne, mallarına, onuruna karşı yasaların öngördüğü yaptırım: “Cezasını tamamlayana kadar tek kişilik bir koğuşta kalmış.” -A. Ümit.
canlıcılık, -ğı

canlıcılık, -ğı

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük canlıcılık, -ğı a. fel. 1. Olup bitenin, ruhlar alanının gizli güçleri tarafından yönetildiğine inanan ilkel anlayış, animizm. 2. Bağımsız bir ruhsal varlığın insanda ve doğa nesnelerinde yerleşik olduğuna inanan ilkel dinî görüş. 3. Tek ve aynı ruhun fikrî ve organik hayatın ilkesi olduğunu ileri süren öğreti. 4. Çocukta bir düşünce biçimi olarak bütün cisimlerin canlı olduğuna inanma.Eğitim Terimleri Sözlüğü canlıcıl
çalım

çalım

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük çalım a. 1. Karşıdakini etkilemek amacıyla yapılan abartılı davranış, kurum, caka, afra tafra, afur tafur, zambır: “Sözlerini tartarak konuşuyorlarsa çalımlarından değil bu.” -N. Uygur. 2. Kılıcın keskin yanı. 3. Menzil, erim: Kurşun çalımı. Göz çalımı. 4. Biraz benzeme, andırma. 5. den. Geminin su kesiminden aşağı bölümünün baş ve kıç bodoslamasına doğru darlaşması. 6. sp. Bir oyuncunun topu elinden veya ayağından kaçı
can

can

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük can a. 1. İnsan ve hayvanlarda yaşamayı sağlayan ve ölümle vücuttan ayrılan madde dışı varlık. 2. Yaşama, hayat: “Bir kedi yavrusunu kurtarmak için ipe sarılıp kuyuya iner, canımı tehlikeye koyardım.” -R. N. Güntekin. 3. Güç, dirilik: “Her şeyde bu mevsime mahsus bir can, bir dirilik kendini gösteriyordu.” -M. Ş. Esendal. 4. Kişi, birey: “Benimle beraber dört canız.” -F. R. Atay. 5. İnsanın kendi varlığı, özü: “Sağa sola kaç