keyboard_arrow_down ç – Yapıt Hakları Terimleri Sözlüğü

çevirmen

çevirmen

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük çevirmen a. 1. Konuşmayı bir dilden başka bir dile çeviren kimse, çevirici, dilmaç, tercüman, dragoman. 2. Herhangi bir metni bir dilden başka bir dile çeviren kimse, çevirici, dilmaç, mütercim: “Çevirmen güncel çalışmaları nedeniyle bu romandan sık sık uzaklaşmak durumunda kalıyordu.” -S. İleri.Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu çevirmen Yapıt Hakları Terimleri Sözlüğü çevirmen Bir dilde yazılmış bir yapıtı başka dile
çevirmek

çevirmek

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük çevirmek (-i) 1. Bir şeyin yönünü değiştirmek: “Nefes nefese koşan anneme, başını çevirmeden cevap verdi.” -Y. Z. Ortaç. 2. Öteki yüzünü görünür duruma getirmek: “Sermet defterinin yapraklarını çeviriyordu.” -Ö. Seyfettin. 3. Döndürerek hareket ettirmek: “Resimleri albüme yapıştırırken kocası da radyonun düğmesini çevirdi.” -S. F. Abasıyanık. 4. Yönetmek, idare etmek: “Eteği belinde, bütün evi o çeviriyor.” -H. Taner. 5
çevirme

çevirme

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük çevirme a. 1. Çevirmek işi, tedvir: “Kırmızı balıklar birdenbire canlanırlar ve kavanozun içinde birbiri ardınca keyifli keyifli çark çevirmeye başlarlar.” -H. E. Adıvar. 2. Kuzu, oğlak vb. hayvanların şişte, kor üzerinde çevrilerek pişirilmişi: “Değirmende, daha sabahtan gönderilip hazırlanan yağlı bir oğlak çevirmesini tam kıvamında buldular.” -R. H. Karay. 3. sf. Çevrilmiş, tercüme edilmiş: Fransızcadan çevirme bir eser. 4. h
çeviri

çeviri

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük çeviri a. 1. Bir dilden başka bir dile aktarma, çevirme, tercüme: “Var olanla her çeşit işlemi bu çevirilerle yürütebiliriz.” -N. Uygur. 2. Bir dilden başka bir dile çevrilmiş yazı veya kitap, tercüme: “Düşüncelerimi sormak üzere bu çevirileri parça parça İstanbul'a yollamıştı.” -T. Buğra.Yapıt Hakları Terimleri Sözlüğü çeviri Bir dilden bir dile yapılan aktarma, bir yapıtın başka bir dile aktarılması.Yazın Terimleri Sözlü
çekmek, -er

çekmek, -er

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük çekmek, -er (-i, -e) 1. Bir şeyi tutup kendine veya başka bir yöne doğru yürütmek: “Hepsi iskemleleri çekerek masanın etrafında bir halka yapmaya hazırlanıyorlardı.” -R. N. Güntekin. 2. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak. 3. Germek: İpi çekmek. 4. İçine almak, emmek. 5. Bir yerden başka bir yere taşımak: Ekini tarladan çekmek. 6. Bir amaçla ortadan kaldırmak: Piyasadaki parayı çekmek. 7. Solukla içine almak: “Beş defa yutkunup üç defa