keyboard_arrow_down C – Yerbilim Terimleri Sözlüğü

çatlak, -ğı

çatlak, -ğı

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük çatlak, -ğı a. 1. Ara, aralık: “İki denizci kara bulutlar çatlağından güneş ışığının güldüğünü sandılar.” -Halikarnas Balıkçısı. 2. Herhangi bir yerde uzunluğuna olan açıklık: “Bu testinin çatlağı hiçbir sızıntı göstermemişti.” -A. Gündüz. 3. sf. Çatlamış olan: Çatlak bardak. 4. sf. mec. Deli: “Çatlaksam çatlağım. Çatlak olmasam bunca adama, gözün görmediğini göstermeye kalkar mıydım?” -O. Rifat. 5. a. jeol
çatışma

çatışma

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük çatışma a. 1. Çatışmak işi: “Döndüğü zaman hoş olmayan çatışmalar olabilmesi ihtimali evde felaket bekleyen bir gerginlik yaratmıştı.” -H. E. Adıvar. 2. Silahlı büyük kavga, arbede: On beş dakika süren bir çatışma olmuştur. 3. ask. Savaş maksadıyla düşmana karşı ilerleyen bir birliğin karşı tarafın keşif ve güvenlik kollarıyla arasındaki ilk silahlı vuruşma. 4. coğ. Türlü yönlerden uzanan kıvrımlı dağ sıralarının
cevher

cevher

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük cevher a. 1. Bir şeyin özü, maya, gevher: “Şu kuvvetin, cevherin sırrını öğrenmek için soruyorum.” -S. F. Abasıyanık. 2. Değerli süs taşı, mücevher. 3. mec. İyi yetenek: “Avrupa aristokratı, cevheri tükenmeye yüz tutmuş bir insandır.” -P. Safa. 4. fel. Töz.Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü cevher Maden, cevherKimya Terimleri Sözlüğü cevher İçindeki metal ya da yarımetallerin çeşitli yöntemlerle ayrılabileceği doğal bil