keyboard_arrow_down ç – Yumrukoyunu Terimleri Sözlüğü

çıkarılmak

çıkarılmak

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük çıkarılmak (nsz) Çıkarma işine konu olmak: “Yolun planları, projeleri yapılmış, istimlak emirleri çıkarılmıştı.” -A. Kulin.Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu çıkarılmak (biyoloji) Yumrukoyunu Terimleri Sözlüğü çıkarılmak Yumrukoyunu kurallarına aykırı vurduğu için ya da sporcuya yakışmayacak davranışından ötürü iki kez ceza almış yumrukoyuncusunun bu davranışlarını sürdürmesi halinde oyundan çıkarılması.
çeyrek son

çeyrek son

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük çeyrek son a. sp. Koşularda yarı final yarışına katılacak dört kişiyi seçmek üzere sekiz kişi veya dört takımı ayırmak için sekiz takım arasında düzenlenen seçme yarışı.Ayaktopu Terimleri Sözlüğü çeyrek son Elemeli bir birincilikte, sona kalan sekiz takımın yapacağı dört oyundan her biri.Yumrukoyunu Terimleri Sözlüğü çeyrek son Yarı sona kalacak dört takımı belli eden karşılaşmalar.
çelme

çelme

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük çelme a. 1. Çelmek işi. 2. Birini yere düşürmek için ayağının önüne ayak uzatma: “Bir itişme, bir bakışma, bir yanındakine çelme vurup öne geçme yarışıdır gidiyordu.” -Y. K. Karaosmanoğlu. 3. Arkadan hafifçe bağlanan baş örtüsü.Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü çelme Kısa çalı odunu.Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü çelme Fese veya başa sarılan oyalı krep, mendil, yazma.Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlü
çekilme

çekilme

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük çekilme a. 1. Çekilmek işi: “Daha düğün olmadan Hayri benim okuldan çekilmemi istedi.” -M. Ş. Esendal. 2. Bir görevden, bir işten kendi isteği ile ayrılma, istifa: “Hesaplarını altüst etmiş, onu elli beş yaşında devlet memuriyetinden çekilmeye mecbur bırakmıştı.” -R. N. Güntekin. 3. ask. Savaşta, bir ordunun veya bir birliğin düşmandan ayrılmak için yaptığı davranış, ricat: “Neticede işgal kuvvetleri, buralardan çekilmeye mecb
ceza

ceza

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük ceza a. (ceza:) 1. Uygunsuz davranışlarda bulunanlara uygulanan üzüntü, sıkıntı, acı verici işlem veya yaptırım: “O, olası ihanetim için cezalardan ceza beğenirken, ben de elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyordum.” -E. Şafak. 2. huk. Suç işleyen bir kimsenin yaşantısına, özgürlüğüne, mallarına, onuruna karşı yasaların öngördüğü yaptırım: “Cezasını tamamlayana kadar tek kişilik bir koğuşta kalmış.” -A. Ümit.
çañ

çañ

Bu yazı sabitlenmiştir.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü çañ İçi oyularak kurutulmuş patlıcan.Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü çañ Kağnıda yanlara konan ağaç.Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü çañ Değirmenlerde tahılın bitmesini haber veren, taş üzerine sarkan ipe bağlı maden parçaları.Güncel Türkçe Sözlük çañ a. İçinden sarkan tokmağının kenarlara vurmasıyla ses çıkaran madenden araç, kampana: “Harp gemisinde çan, düdük ve insan sesleri birbiri
çalıştırıcı

çalıştırıcı

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük çalıştırıcı a. sp. Bir spor dalında, sporcuyu eğiten, yetiştiren ve çalıştıran kişi, antrenör, koç (II).Ayaktopu Terimleri Sözlüğü çalıştırıcı Oyuncuları çalıştıran, kendilerine gerekli beden kıvamını ve oyun bilgisini edindiren kişi.Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü çalıştırıcı Orkestra yönetmeninin yönlendirmesi sınırları içinde kalma koşuluyla bir orkestrayı ya da koroyu çalıştıran kişi.Güreş Terimleri