keyboard_arrow_down D – Medeni Hukuk Terimleri Sözlüğü

dayanışma

dayanışma

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük dayanışma a. 1. Dayanışmak işi, tesanüt: “Ara sıra yükselen çatlak sesler, sorulan aykırı sorular bu dayanışmayı bozacaktır.” -T. Uyar. 2. top. b. Bir topluluğu oluşturanların duygu, düşünce ve ortak çıkarlarda birbirlerine karşılıklı bağlanması, tesanüt.Medeni Hukuk Terimleri Sözlüğü dayanışma teselsül.
dayanç, -cı

dayanç, -cı

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük dayanç, -cı a. 1. Sabır. 2. Dayanak: Ülkemizin ve geleceğimizin dayancı olan gençlik...Fizik Terimleri Sözlüğü dayanç, -cı bk. dayanıklılık.Medeni Hukuk Terimleri Sözlüğü dayanç, -cı sened (bk. belgit).Kimya Terimleri Sözlüğü dayanç, -cı Gereçlerin çeşitli dış etkenlere karşı koyarak, biçim ve başka özelliklerini koruyabilme niteliği.Kimya Terimleri Sözlüğü (II) dayanç, -cı bk. mukavemetMadencilik Terimleri Kılavuzu dayanç
daraltmak

daraltmak

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük daraltmak (-i) 1. Dar duruma getirmek: “Hoyrat bir rüzgâr bütün gün tozu dumanına katmış, solukları kesmiş, göğüsleri daraltmıştı.” -T. Buğra. 2. Sayıca azaltmak: “Aslında geniş olan kadroyu ne akla hizmet edip de bu derece daralttığına bir türlü akıl erdirememişti.” -H. Taner.Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü daraltmak 1. Malî bakımdan sıkıntıya düşürmek. 2. Bir işin çabuk yapılması için, bir kimseyi sıkıştırma
danışık, -ğı

danışık, -ğı

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük danışık, -ğı a. Olmayan bir durumu varmış gibi göstermek veya olduğundan başka anlatmak için önceden yapılan anlaşma, muvazaa.Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü danışık, -ğı 1. Düğün yapacak olanın danışmak için komşularını davet ettiği toplantı: Bu gece danışığa çağırdılar, oraya gideceğim. 2. Düğüne davet eden. 3. Düğüne başlanırken verilen yemek.Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü danışık, -ğı Bil
daire

daire

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük daire a. (da:ire) 1. Bir yapının konut olarak kullanılan bölümlerinden her biri, kat: “Bu koskoca binanın, pasajın arka tarafında bir kısım daireleri ayrıca kiraya verilmiş.” -H. F. Ozansoy. 2. Belirli devlet işlerini çevirmekle görevli kuruluşlardan her biri: “Eskiden hem bir dairede beraber bulunmuşlar hem de silah arkadaşlığı etmişlerdi.” -R. H. Karay. 3. Bu kuruluşların içinde çalıştıkları yapı. 4. Bir yapı veya gemide belli bir