keyboard_arrow_down D – Tiyatro Terimleri Sözlüğü

denge

denge

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük denge a. 1. Bir nesnenin veya bir insanın devrilmeden durma hâli, muvazene, balans. 2. Zihinsel ve duygusal uyum, istikrar: Ruhsal denge. 3. Siyasi güçlerin, yetkilerin birbirini sınırlayacak biçimde dağıtılması: “Dünyadaki bütün dengeler değişti. Artık ne Sovyetler var, ne komünizm tehlikesi.” -A. Ümit. 4. Ekonomik hayatın uyumlu düzeni. 5. fiz. Birbirini ortadan kaldıran güçlerin sonucu olan durma hâli.Türkiye Türkçesi Ağızları Sözl
denetleme

denetleme

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük denetleme a. 1. Denetlemek işi. 2. Bir görevin yolunda yürütülüp yürütülmediğini anlamak için yapılan araştırma, denetim, bakı, teftiş, murakabe, kontrol.Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü denetleme Bir oyunun yürürlükteki yasalara ve geleneklere aykırı olup olmadığını anlamak için yapılan inceleme. bk. sıkıdenetim.Tecim, Maliye, Sayışmanlık ve Güvence Terim denetleme Sayışımların denetlenmesi, işlemlerin yasa, tüzük ve y
demir perde

demir perde

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük demir perde a. tiy. Sahne ile izleyicilerin bulunduğu salonu yangın tehlikesinde birbirinden ayıran, demirden yapılmış perde.Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü demir perde Sahnede çıkacak herhangi bir yangının seyirci salonuna yayılmasını önleyen demir perde. bk. koruma perdesi.Tiyatro Terimleri Sözlüğü demir perde Sahne ile seyircilerin bulunduğu salonu bir yangın olduğunda ayıran perde. Bu perde, aynı zamanda, sahnedeki dekor değişmes
demeli

demeli

Bu yazı sabitlenmiştir.
Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü demeli Her tümcenin başına «demeli» ekleyen gölge oyunu tipi.Tiyatro Terimleri Sözlüğü demeli (Kar.) Her sözün başına "demeli" ekleyen tip.Yazın Terimleri Sözlüğü demeli Canlı, cansız karşıt varlıkları konuşturma yolu ile oluşturulan koşuk (yer ile gök, kız ile gelin, yaz ile kış gibileri en çok kullanılan konulardır. Her dörtlüğün başında, söz kimde ise belli edilir: "Kız der ki", "Gelin der ki" gibi).
delil

delil

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük delil a. 1. İnsanı aradığı gerçeğe ulaştırabilecek iz, emare: “Milletlerin hürriyet için yaptıkları fedakârlıklardan canlı deliller gösteriyordu.” -P. Safa. 2. huk. ve man. Kanıt: “Elde hiçbir delil olmadığı için serbest bırakıldı.” -S. F. Abasıyanık. 3. esk. (deli:li) Kılavuz, rehber.Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü delil < Ar. delîl: 1. Yol gösteren. 2. Kılavuz, rehber[box type="alert-warning"]Türkiye Türk
delil

delil

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük delil a. 1. İnsanı aradığı gerçeğe ulaştırabilecek iz, emare: “Milletlerin hürriyet için yaptıkları fedakârlıklardan canlı deliller gösteriyordu.” -P. Safa. 2. huk. ve man. Kanıt: “Elde hiçbir delil olmadığı için serbest bırakıldı.” -S. F. Abasıyanık. 3. esk. (deli:li) Kılavuz, rehber.Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü delil < Ar. delîl: 1. Yol gösteren. 2. Kılavuz, rehber[box type="alert-warning"]Türkiye Türk