keyboard_arrow_down d – Toplumbilim Terimleri

denge kuramı

denge kuramı

Bu yazı sabitlenmiştir.
Halkbilim Terimleri Sözlüğü denge kuramı Halk kültürünü oluşturan öğeler arasında sürekli bir denge olduğunu savunan görüş. bk. denge.Toplumbilim Terimleri denge kuramı Doğada ve toplumda dengenin doğal, "olağan" durum; devinimin ve gelişmenin ise geçici olduğunu ileri süren kuram.
denge

denge

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük denge a. 1. Bir nesnenin veya bir insanın devrilmeden durma hâli, muvazene, balans. 2. Zihinsel ve duygusal uyum, istikrar: Ruhsal denge. 3. Siyasi güçlerin, yetkilerin birbirini sınırlayacak biçimde dağıtılması: “Dünyadaki bütün dengeler değişti. Artık ne Sovyetler var, ne komünizm tehlikesi.” -A. Ümit. 4. Ekonomik hayatın uyumlu düzeni. 5. fiz. Birbirini ortadan kaldıran güçlerin sonucu olan durma hâli.Türkiye Türkçesi Ağızları Sözl
deneyim

deneyim

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük deneyim a. Bir kimsenin belli bir sürede veya hayat boyu edindiği bilgilerin tamamı, tecrübe, eksperyans.Eğitim Terimleri Sözlüğü deneyim 1. Belli bir amaca göre ve belirli yöntem ve kurallara uygun olarak yapılan deney. 2. Amacı belli ve koşulları hazırlanmış olarak yapılan gözlemlere verilen ad.Felsefe Terimleri Sözlüğü deneyim bk. deney IIToplumbilim Terimleri deneyim Belli ereklere ulaştıracak yeni koşullar yaratarak ya da toplum yaşamı
deney

deney

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük deney a. 1. Bilimsel bir gerçeği göstermek, bir yasayı doğrulamak, bir varsayımı kanıtlamak amacıyla yapılan işlem, tecrübe: “Senelerdir gece gündüz elektrik yüklü deneyler yapa yapa sinir küpüne döndüğüne inanırdı içten içe.” -E. Şafak. 2. Deneyim, tecrübe: “Herkesin kendi deneyi ile bildiği bir gerçek vardır.” -H. Taner.Eğitim Terimleri Sözlüğü deney 1. Fizik, kimya, biyoloji gibi derslerin öğretiminde doğal olayların bağ
denetimli deneyim

denetimli deneyim

Bu yazı sabitlenmiştir.
Toplumbilim Terimleri denetimli deneyim Bir varsayımın sınanması için iki ayrı inceleme biriminden ya da birimler dizisinden birine belli bir uyarının, bir etkenin uygulanıp öbürüne uygulanmaması ve sonuçların karşılaştırılması yöntemi.
delikanlılık, -ğı

delikanlılık, -ğı

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük delikanlılık, -ğı a. Delikanlı olma durumu: “Hangi tür davranışın delikanlılığa daha uygun olduğu konusunda bir türlü karara varamazlardı.” -Ç. Altan.Tıp Terimleri Kılavuzu delikanlılık, -ğı Toplumbilim Terimleri delikanlılık, -ğı Bireyin dirimbilimsel bakımdan çocukluk dönemi ile toplumsal çevrece yetişkin sayıldığı dönemi arasında kalan çağı.
değişme

değişme

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük değişme a. 1. Değişmek işi. 2. Değişim: “Bu suyla yıkanan insanlarda çok geçmeden garip değişmeler ortaya çıkmaya başladı.” -L. Tekin.Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü değişme Yeni doğan çocuklarda görülen bir hastalık,Dilbilgisi Terimleri Sözlüğü değişme Dilde kendiliğinden veya bir etkenle oluşan başkalaşma: Ses değişmesi, yapı değişmesi, anlam değişmesi.Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü değişme Değişik
değişken

değişken

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük değişken sf. 1. Değişme özelliği gösteren, çok değişen, değişebilir, kararsız, değişici, mütehavvil: “Dekor, hayatın sahneleri kadar değişken olmalıydı.” -A. Ağaoğlu. 2. a. mat. Değişik sayı değerleri alabilen nicelik. 3. a. mat. Cebirde bir denklemin katsayılarına giren değişken nicelik, parametre. 4. a. Geometride, bir koninin odağından çıkan dikeyin konikle kesiştiği noktaya kadar olan parçanın uzunluğu, parametre. 5. a. Bir