keyboard_arrow_down Güncel Türkçe Sözlük

bağlılaşık, -ğı

bağlılaşık, -ğı

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük bağlılaşık, -ğı a. fel. Biri ötekine bağlı olarak var olan, biri olmadan öteki düşünülemeyen iki şeyin bu ilişki yönünden durumu.Felsefe Terimleri Sözlüğü bağlılaşık, -ğı Biri ötekine bağlı olarak var olan, biri olmadan öteki düşünülemeyen iki şeyin, bu ilişki yönünden durumu. (Ör. Neden-etki, alıcı-satıcı, araç-erek, sıcak-soğuk, yüksek-alçak vb.)
ağış

ağış

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük ağış a. 1. Ağma işi: “Gençlikten orta yaşa, orta yaştan yaşlılığa ağışını birlikte yaşadığım bu ev...” -A. Ağaoğlu. 2. Su buharının ve başka gazların yerden havaya doğru çıkışı, yağış karşıtı.Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü ağış Ağabey, büyük erkek kardeş.Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü ağış Gümeçten bal çıkarmakta kullanılan alet.Edebiyat ve Söz Sanatı Terimleri Sözlüğü ağış Lâti
kakalamak

kakalamak

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük kakalamak (I) (-i) 1. Kakmak: “Kakalamaktan parmak uçları delik deşik terzi çırakları, kalfalar...” -A. İlhan. 2. Sürekli çekiştirmek, itmek, kakıp durmak. 3. mec. Alışverişte aldatmak, kötü mal satmak, kazıklamak.Güncel Türkçe Sözlük kakalamak (II) (nsz) Kaka yapmak.Tıp Terimleri Kılavuzu kakalamak Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü kakalamak 1. İtelemek, sarsmak, sokuşturmak. 2. Bir kimseyi hor görmek.Türkiye Türkçesi Ağızlar