keyboard_arrow_down K – Teknik Terimler – Gereç

kaolinit

kaolinit

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük kaolinit a. kim. Arı kilin temel maddesini oluşturan hidratlı alüminyum silikat.Kimya Terimleri Sözlüğü (II) kaolinit Kaolin veya kilin esas bileşeni, 1100 °C üstünde ısıtıldığında mullite ve kristobalite dönüşen, tıpta absorban ve berraklaştırıcı olarak kullanılan beyaz toz madde.Teknik Terimler - Gereç kaolinit
kaolin

kaolin

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük kaolin a. Arı kil.Güzel Sanatlar Terimleri Sözlüğü kaolin bk. arı kil.Kimya Terimleri Sözlüğü (II) kaolin Formülü Al2O32SiO2.2H2O olan seramiklerde, kağıt ve tekstilde dolgu maddesi olarak kullanılan porselen kili, gri renkli, ince ve inert toz madde.Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu kaolin (arı kil) (jeoloji) Veteriner Hekimliği Terimleri Sözlüğü kaolin Beyaz kil.Teknik Terimler - Gereç kaolin
kama

kama

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük kama a. 1. Silah olarak kullanılan, ucu sivri, iki ağzı da keskin uzun bıçak: “Bu bıçak, sapına bez sarılmış, küçük çapta bir kamaydı.” -S. F. Abasıyanık. 2. mdn. Açılmış olan boşluklarda tavan ve yanlardan taş veya cevher parçalarının düşmesini önlemek amacıyla tahkimat elemanları üstüne veya arkasına yerleştirilen bir tahkimat parçası. 3. Kütüğü yarmak için kullanılan ucu sivri, yassı, enli çivi, takoz, kıskı. 4. ask.
kalıplama

kalıplama

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük kalıplama a. Kalıplamak işi.Metalbilim İşlem Terimleri Sözlüğü kalıplama Metallerin içyapılarını gözetleçli olarak incelemek için, örnek parçaların, ısıyla ve basınçla sertleşen plastik bir toz içinde, sert olarak oturtulup tutturulması işlemi.Veteriner Hekimliği Terimleri Sözlüğü kalıplama Yem maddelerinin veya bunların karışımlarının sıkıştırma işlemiyle büyük bir kitle hâlinde bir araya getirilmiş durumu.Teknik Teriml
kalıp, -bı

kalıp, -bı

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük kalıp, -bı a. 1. Bir şeye biçim vermeye veya eski biçimini korumaya yarayan araç: “İstenilen kalıplarda ve istenilen nüanslarda heykeller yapılabilir.” -P. Safa. 2. Biçki modeli, patron. 3. sf. Genellikle küp biçiminde yapılan: Bir kalıp peynir. İki kalıp sabun. 4. mec. Gösterişli görünüş: Kalıbına bakarsan aslan gibi. 5. mec. Biçim, durum: “Muayyen bir kalıba girecek insana benzemiyordu.” -H. E. Adıvar. 6. mec. Yenilikten uzak, özgün
kafes

kafes

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük kafes a. 1. Hayvanlar için aralıklı tel, metal veya ağaç çubuklardan yapılmış taşınabilir bölme: Kuş kafesi. 2. Vahşi hayvanlar için demir çubuklarla yapılmış taşınabilir bölme: Aslan kafesi. 3. Çapraz çubuklarla ve aralıklı olarak yapılmış, pencerelere takılan siper: “Bahçeye, kafeslerde elenen solgun bir ışık vurmuş.” -Y. Z. Ortaç. 4. Ahşap yapıların direk ve çatmalardan oluşan kaplama tahtaları dışında kalan iskeleti. 5
kabarma

kabarma

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük kabarma a. 1. Kabarmak işi: “Böyle birdenbire kabarmayı, sonra yine birdenbire sönüvermeyi anlıyorum.” -N. Hikmet. 2. mec. Duygulanma: “Bir de mektuplar okunurken ve selamlar söylenirken içinde tuhaf bir kabarma beliriyordu.” -H. E. Adıvar. 3. mec. Kendini üstün görme, büyüklük taslama. 4. coğ. Ay ve Güneş'in çekim etkisiyle, büyük denizlerde suların yükselmesi, met.Coğrafya Terimleri Sözlüğü kabarma Daha çok anadeniz kıyılarında, Ay