keyboard_arrow_down S – Güncel Türkçe Sözlük

saz takımı

saz takımı

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük saz takımı a. müz. Ut, keman, kanun, bağlama vb. müzik araçlarını çalanların oluşturduğu çalgı takımı: “Hatır, gönül, nüfuz tesiri sayesinde bu saz takımlarının birbirlerine hemen denk olmasını temin ederdi.” -A. Ş. Hisar.
saz şairi

saz şairi

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük saz şairi a. ed. Halk ozanı: “Şu bizim İstanbul'un satıcıları, satıcı değil, muamma yazan saz şairi her biri.” -N. Hikmet.Edebiyat ve Söz Sanatı Terimleri Sözlüğü saz şairi (Halk edebiyatı terimi) Topluluk yerlerinde kendinin ve kimi vakit başkalarının deyişlerini saz çalarak okuyan halk şairi.
saz rengi

saz rengi

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük saz rengi a. 1. Soluk, uçuk sarı: “Üstünde daima saz rengi, hardal rengi ... nohudi renklerde veya bunları andıran bir renkte bir esvabı ... vardı.” -A. Ş. Hisar. 2. sf. Bu renkte olan.Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü saz rengi Yeşilimsi sarı (çok tutulan kilim rengi).
saz

saz

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük saz (I) a. 1. Genellikle su kıyılarında, bataklık yerlerde yetişen ince, açık sarı renkli kamış, hasır otu, kiliz, kofa: “Köyün saz kaplı, karanlık çökmüş damlarına seslendi.” -H. E. Adıvar. 2. sf. Bu kamıştan yapılmış.Güncel Türkçe Sözlük saz (II) a. müz. 1. Her tür müzik aracı, çalgı. 2. Türk halk müziğinde bağlama, cura, tar vb. mızraplı çalgıların genel adı. 3. Türk halk müziğinde kullanılan, gövdesi ağaçtan oy
sayvan

sayvan

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük sayvan a. 1. Güneşten, yağmurdan korunmak için veya süs olarak bir şeyin üzerine çekilen dam saçağı gibi düz veya eğimli örtü: Saçak sayvanı. Perde sayvanı. Eteklik sayvanı. Karyola sayvanı. 2. Evlere bitişik, önü açık, direkler üzerine oturtulmuş, üzeri örtülü yer. 3. anat. esk. Kulak kepçesi: “Amma nasıl çocuk ... vücut tüylü, kulağın sayvanı yok.” -H. R. Gürpınar.Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü sayvan Tilki.Tü