keyboard_arrow_down Teknik Terimler – Elektroteknik

genlik, -ği

genlik, -ği

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük genlik, -ği a. 1. Genişlik. 2. fiz. Dalga genliği. 3. hlk. Bolluk, refah.Tıp Terimleri Kılavuzu genlik, -ği Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu genlik, -ği Ekonometri Terimleri Karşılıklar Sözlüğü genlik, -ği Fiziksel Kimya Terimleri Sözlüğü genlik, -ği bk. dalga genliği.Fizik Terimleri Sözlüğü genlik, -ği Salınan bir noktanın ya da bir cismin denge konumundan en büyük ayrılımı.Gökbilim Terimleri Sözlüğü genlik, -ği Sal
tayf

tayf

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük tayf a. esk. 1. Görüntü, hayalet, ruh: “Orada ezelî efsanelerini yaşayan binlerce tayf vardı.” -Ö. Seyfettin. 2. fiz. Birleşik bir ışık demetinin bir biçmeden geçtikten sonra ayrıldığı basit renklerden oluşmuş görüntü: Güneşin tayfı, biçmenin köşesinden tabanına doğru sıra ile şu renkleri gösterir: Kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, lacivert, mor.Aydınlatma Terimleri Sözlüğü tayf (bir ışınımın tayfı)1. Bir ışınım
çerçeve

çerçeve

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük çerçeve a. 1. Resim, yazı, ayna vb.ni süslemek veya bir yere asılabilecek duruma getirmek için bunlara geçirilen kenarlık: “Duvarda bir çerçeve asılıdır ki çarpıktır, düzeltemezsiniz.” -R. H. Karay. 2. Kapı, pencere ile bunların cam veya tablalarının yerleştirilmiş olduğu kenarlık: “Pencerenin geniş çerçevesi yıldız salkımlarıyla dolu.” -Y. Z. Ortaç. 3. mec. Bir konunun, bir düşünce alanının sınırları veya bu sınırlar içi
özek, -ği

özek, -ği

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük özek, -ği a. hlk. Merkez.Tıp Terimleri Kılavuzu özek, -ği Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü özek, -ği Tepeler arasındaki çukur, düzlük yer, koyak.Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü özek, -ği Sulak, verimli yer, otlak.Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü özek, -ği Sel sularının aktığı yerde yaptığı yarıklar.Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü özek, -ği 1. Gırtlak. 2. Yemek borusu.Türkiye Türkçesi Ağızlar
sarmaç, -cı

sarmaç, -cı

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük sarmaç, -cı a. Bigudi.Tıp Terimleri Kılavuzu sarmaç, -cı Tıp Terimleri Kılavuzu sarmaç, -cı Madencilik Terimleri Kılavuzu sarmaç, -cı Uygulayım Terimleri Sözlüğü sarmaç, -cı işleyim: Sarmalama işleminden sonra bir üretim malının oluşturduğu paket, sargı, balya, vb. sarmaç, -cı Van ili, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.Teknik Terimler - Elektroteknik sarmaç, -cı
değme

değme

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük değme (I) a. Değmek işi, temas.Güncel Türkçe Sözlük değme (II) sf. (de'ğme) 1. Her, herhangi bir, gelişigüzel, rastgele: “Deli gönül değme çaydan bulanmaz / Coşarsa dalgası kendinden olur” -Âşık Veysel. 2. Seçkin, seçme: “Gece yüzüne yaptığı makyaj değme ustaların işiydi.” -F. Otyam.Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü değme Seçme, üstün, en iyi.Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü değme Elçi, haberci.Fizik Terimler
değiştirgeç, -ci

değiştirgeç, -ci

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük değiştirgeç, -ci a. fiz. Röle.Döşem Terimleri Sözlüğü değiştirgeç, -ci Bir denetim hareketini başka bir harekete değiştiren denetim aygıtı. Örnek: Düz hareketi ters harekete değiştirmek.Madencilik Terimleri Kılavuzu değiştirgeç, -ci Metalbilim İşlem Terimleri Sözlüğü değiştirgeç, -ci Yüksek karbonlu erimiş demir karbon alaşımını, karbonunu yakarak düşük karbonlu duruma getiren araç.Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu değişt