keyboard_arrow_down Tiyatro Terimleri Sözlüğü

meşale

meşale

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük meşale a. 1. Ucunda, alev çıkararak yanıcı bir madde bulunan, aydınlatmaya yarayan değnek: “Galip; ıssız bir gece içinde, ılık bir bahçede, bir havuz kenarında yanan bir meşaledir.” -A. H. Çelebi. 2. mec. Bir düşüncenin öncüsü.Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü meşale Gölge oyunu gergisi ardında yakılan çıra. Buna şem'a da denir.Tiyatro Terimleri Sözlüğü meşale (Kar.):Karagöz perdesinin ardında yakılan ışık (bk. şem'a)
mestan ağa

mestan ağa

Bu yazı sabitlenmiştir.
Tiyatro Terimleri Sözlüğü mestan ağa (Kar.):Karagöz oyununda ezik bir göçmen ağzıyla tane tane konuşan Rumeli tipi. Çoğu kez pehlivan, kimi kez de arabacı olur. Durmadan köyünden bıktığını söyler. Pehlivanlıktan dem vurur. Ama koftur. Kendinden zayıfına bile yenilir. Korkak değilse de yılgındır.Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü mestan ağa Gölge oyunu'nda ezik bir göçmen ağzıyla tek tek konuşan Rumelili tipi. Durmadan köyünden bıktığını söyler,
başlık, -ğı

başlık, -ğı

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük başlık, -ğı a. 1. Genellikle başı korumak için giyilen şapka, serpuş: “İyi ki güneş açmış, sıcak basmış da başlığını sıyırınca yüzünü görmüş tanımışlardı.” -N. Cumalı. 2. Üst giysilerinin yakalarına takılı başlık, kapüşon. 3. Hayvan koşumunun başa geçirilen bölümü. 4. Bir sütunun, bir direğin tepeliği: “Önünden yüzlerce defa geçmiş olduğumuz bin yıllık çeşme, bir sütun başlığı birden gözümüzde
geriye dönüş

geriye dönüş

Bu yazı sabitlenmiştir.
Güncel Türkçe Sözlük geriye dönüş a. Roman, hikâye, sinema vb.nde geçmişteki bir olayı, gösterilen o anda yeniden verme.Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü geriye dönüş Oyunda, önemli bir serimi yapabilmek için olay dizisinin ilerleyişi içine geçmişteki bir sahneyi katarak, eylemin gelişimini çeşitli biçimlerde etkilemeye yarayan bir önceye dönüş.Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlüğü geriye dönüş Sinema 1. Bir filmin konusunun zaman içindeki düzgü
alañ

alañ

Bu yazı sabitlenmiştir.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü alañ Ekili tarlada ürün çıkmamış, boş yerler: Tarlanın yarısı alan galmış.Güncel Türkçe Sözlük alañ a. 1. Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. 2. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. 3. Yüz ölçümü. 4. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılan geniş yer. 5. mec. Bir çalışma çevresi: “Sanat kapalı bir alan değildir; sanat eseri herkes için, bütün toplum için yaratılır.” -N. Ataç. 6. fiz.